Logaya tıklayın, üye olun, fırsatlardan faydalanın.
ÖYLE UCUZ Kİ AYRILAMAYACAKSINIZ

26 Şubat 2009 Perşembe

THY Uçağında Hayatını Kaybedenlere

25.02.2008 Tarihinde düşen,THY’nin 1951 sefer sayılı İstanbul-Amsterdam seferini yapan JGE kuyruk isimli Boeing 737-800 tipi Tekirdağ uçağında kendi hayatlarını feda edip onlarca yolcunun hayatını kurtararak aramızdan ayrılan başta pilotlarımızdan Murat Sezer olmak üzere, pilotlarımız Hasan Tahsin ARISAN ve Olgay ÖZGÜR 'e ve kazada yaşamını yitiren yolculara Allahtan rahmet, kederli yakınlarına ve tanıyanlarına başsağlığı diliyoruz.Mekanları cennet olsun...
Pilotlarımızdan Murat Sezer, Hava Kuvvetlerinde NF-5 pilotu olarak görev yapmış, Binbaşı Rütbesiyle geçen yıl ayrılarak Türk Hava Yolları 'na geçmiş, çok yetenekli, büyük tecrübe sahibi, mükemmel bir aile babası, mükemmel bir öğretmen pilot, mükemmel bir ağabeydi. Mekanı cennet olsun.

24 Şubat 2009 Salı

BROKOLİ

Bir süredir karbonhidratlı gıdaları fazla almaya başlamıştım. Hemen acil önlem planı yapmam gerekiyordu :)
Karbonhidratı kesmedim fakat mümkün olduğunca azaltarak daha dengeli plan ile vitaminler, mineraller ve liflere önem vermeye başladım.
Bugün de menümde brokoli var.

Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, adeta bir vitamin deposu. A, E ve C vitaminleri bakımından zengin olduğu ve çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine karşı güçlü bir silah. Antibiyotik özelliğine de sahip olan brokoli, demir, selen, bakır ve potasyum kaynağı, içerdiği flavonoidler bakımından bağışıklık sistemimizi de güçlendiriyor.
Sindirimi kolaylaştırır ve zayıflamaya yardımcıdır.
Kemik erimesine ve kansızlığa karşı yararlıdır.
Mikrop öldürücü etkisi ile bağışıklık sistemini güçlendirir.
Kansere karşı koruyucu besinlerdendir.
İdrar yolu problemlerine karşı etkilidir.
Prostata karşı koruyucudur.

Daha ne olsun, haydi brokoli yemeye..

Malzemeler:
1 paket brokoli
1 büyük boy havuç
1 limon
zeytin yağı
2-3 diş sarımsak
Tuz
Karabiber
1 su bardağı kadar tulum peyniri
Hazırlanışı:
  • Brokoliyi çiçeklere ayırıp az su ile haşlamaya bırakıyoruz.
  • Havuçları yuvarlak ince dilimleyip çok az suda hafif haşlıyoruz.
  • Brokoli ve havucun suyunu süzerek parçalamadan harmanlıyoruz ve servis tabağına alıp soğumaya bırakıyoruz.
  • Ayrı bir kapta 1 limon suyu, sızma zeytinyağı, ezilmiş sarımsak, tuz ve karabiberi karıştırıp soğumuş brokolinin üzerine gezdiriyoruz.
  • En üste tulum peyniri serperek hafif bir şekilde harmanlıyoruz.
  • Sağlıklı günler diliyorum, afiyet olsun.

23 Şubat 2009 Pazartesi

BRÜKSEL LAHANA


Çok sevdiğim, dayanamadığım bir lezzettir. Yemeği ve çorbası da yapılmaktadır fakat ben et yemeklerinin yanında garnitür olarak çok seviyorum. Özellikle limonlu yapıldığı takdirde çok lezzetli oluyor.

Turpgiller'den olup kalorisi düşüktür. Potasyum ve demir gibi mineraller ile antioksidan A, C ve E vitaminleri yüksek oranlarda içerdiğinden çok yararlı bir besindir. Kalp ve katarakt riskini düşürür. Yüksek tansiyonu düşürür ve tansiyonu belli düzeyde tutar. Tüm turpgiller gibi akciğer, mide ve kalınbağırsak (kolon) kanserlerine yakalanma riskini en aza indirger.
Turpgiller familyasındaki tüm sebzeler gibi Brüksel lahanası da bedenin iyot emilimini azaltır. Bu nedenle haftada 3-4 kezden daha sık Brüksel lahanası yiyen kişiler, özellikle az iyotlu içme suyu kullanıyorlarsa dikkatli olmaları gerekmektedir ve zengin iyotlu besinler ya da iyotlu tuz aldıklarından emin olmalıdırlar.


Malzemeler:
1 paket brüksel lahanası
1 kuru Soğan
2 orta boy havuç
1-2 avuç pirinç
1 limon
Tuz
Hazırlanışı:
  • Soğanlar piyazlık, havuçlar juliennes(kibrit çöpü) kesilir.
  • Brüksel lahanaların sararmış, bozulmuş üst yaprakları koparılıp kökleri kesilir. İri olanlar ikiye bölünür.
  • Hepsi birlikte teflon bir tavaya alınarak kısık ateşte sotelenir. (ben tüm sebzeleri vitamin kaybetmeden kısık ateşte kendi suyuyla sotelemeyi tercih ediyorum her zaman)
  • Çoğu kişi salça kullanıyor fakat ben sevmiyorum. Dondurucumda domates varsa çok az kullanıyorum.
  • Çok yumuşamadan ve pişmeye az kala pirinçlere yetecek kadar su, 1 limon suyu katarak pirinçler ilave edilir. (Limon brüksel lahana için vazgeçilmemesi gereken bir malzemedir. Tüm lezzeti limon vermektedir)
  • Tuz, ve karabiber katılarak pirinçler uzayana kadar bir kaç taşım daha ocakta tutulur.
  • Servis tabağına alınarak soğuk servis yapılır.

20 Şubat 2009 Cuma

HAVUÇ TARATOR

Genelde ara soğuk olarak hazırladığım havuç tarator, kırmızı et ve özellikle balıklara çok yakışıyor. Fakat bu sefer sitemiz hanımlar günü için hazırladım. Akşam için de anayemeğin yanına
bu kadar ayırdım. Ben çok seviyorum, müthiş bir lezzet.
Ayrıca bir depnot: Havuç bol miktarda A vitamini içerir. A vitamini ise yağda çözünen bir vitamindir. Bu sebepten havuç çiğ tüketilirken A vitamininden yoksun kalmamak için kesinlikle içine iki-üç damla sıvı yağ katmalıyız.
Malzemeler:
1/2 kg. havuç
1 çay bardağı sıvı yağ
Tuz
4-5 diş sarımsak
Ceviz içi
1 kg.kadar yoğurt
(Malzemeleri göz kararı katıyorum ben, tahmini değerler yazdım. Oranları tam olarak dikkate almadan biraz da göz kararınızı kullanın :) )
Hazırlanışı:
  • Havuçların kabukları soyulup rendenin iri tarafı ile rendelenir.
  • Geniç bir tencereye sıvı yağ alınarak rendelenmiş havuç katılıp kısık ateşte sotelenir.
  • Havuçlar yumuşayınca ateş kapatılır ve soğumaya bırakılır.
  • Bu arada sarımsaklar ince rendelenerek tuz ile birlikte yoğurda katılır.
  • İri çekilmiş cevizin yarısı soğumuş olan havuca katılır.
  • Üzerine hazırladığımız yoğurt sosun yarısı katılarak harmanlanır.
  • Havuçlar servis tabağına alınarak üzeri düzleştirilir ve kalan yoğurt her yerini kaplayacak şekilde üzerine dökülür.
  • Cevizin diğer yarısı da üzerine serpilerek süslenir
  • Üzerine pul biber serperek maydanoz ve dereotu ile de süslenebilir.
  • Çok nefis, çok leziz tat ile başbaşa kalınır. Afiyet olsun.

16 Şubat 2009 Pazartesi

FIRINDA SOMON


Tamamen doğaçlama yaptığım bir balık. Sebzeleri önce karamalize ettim çok hoş oldu.

1 adet kurusoğan
3 adet yeşil biber
3 adet kırmızı biber
4-5 adet taze soğan
2 adet patates

sebzeleri iri, iri doğradım.Sızma yağda ve kısık ateşte karamalize ettim. ( çok ölmeyecek şekilde)
Tuz, karabiber, pulbiber, kekik serperek ocağı kapattım.

Fırın tepsisine karamalize edilmiş sebzeleri yaydım, üzerini derin dondurucudan cheri domates çözdürerek kapladım.
En üzerine somon balıkları yerleştirerek limon suyu ve yuvarlak dilimlenmiş limon taneleri ilave ederek fırına verdim.


11 Şubat 2009 Çarşamba

PEYNİRLİ POĞAÇA ve BEN BURADA SİZİNLE RÖPORTAJ YAPIYORUM, ANNEM RÖPORTAJI TELEVİZYONDAN İZLİYOR :)))


Denenmesi gereken güzel bir hamur, değişik şekillerde uygulanabilir. Ben bugün bu şekilde uyguladım

Malzemeler:
1 yumurta
2 çay bardağı yoğurt
1 paket margarin (yumuşak)
1 paket kabartma tozu
1 çorba kaşığı toz şeker
yeteri kadar tuz
Aldığı kadar un
Yapılışı:
  • Bütün malzeme katılarak yunuşak bir hamur olana kadar un katılır.
  • İstenilen şekil verilerek yumurta sarısı ve sıvıyağ karıştırılmış sos üzerine sürülerek 190 derece fırında 35 dk. pişirilir.
  • Ben hamuru el değmeden makinada yoğuruyorum.



Fotoğraf çekmek ise olay oluyor. Kızım yanımdayken yapım aşamalarını kızıma çektirebiliyorum fakat "annem beğenmiyor çektiğim fotoğrafları" diye bir yazı yazmış, gülmekten öldüm, nede güzel anlatmış :) Çünkü çekim sırasında, "çekemiyorsun sen" diyerek alıyordum makinayı elinden :) Tabii ki ellerim bulaşık değilse :))) Kızımın yazısını okumak isterseniz TIKLAYIN :)))) (Metecan kızımın fotoğraf makinasının isimdir) Aslında kızım sanatsal fotoğraflar çekmeye başladı ve bugün FOTOĞRAF GALERİSİNİ gezdiğimde hayran oldum. Bu fotoğraflardan sonra yemeklerimi gönül rahatlığı ile kızımın çekimine bırakabilirim artık :)))
Kızımın fotoğraf galerisini gezmek için TIKLAYIN

7 Şubat 2009 Cumartesi

MERHABA GENÇLER VE HER ZAMAN GENÇ KALANLAR


Cem Karaca'nın sahne selamı halini almış "MERHABA GENÇLER VE HER ZAMAN GENÇ KALANLAR" sözü ve heybetli sesiyle sahneye çıkışına Mayıs 1993 de ODTÜ'de şahit olmuştum. ODTÜ'nün ruhunu yansıtan stadyum konserlerini kim unutabilir ki. Binlerce ODTÜ'lünün hep bir ağızdan şarkılar söylediği, dans ettiği, coştuğu stadyum konserlerinden 1993 yılında bir efsane, bir dev geçti. 13.000 kişilik ODTÜ stadyumunda binlerce ODTÜ'lü ayakta hep bir ağızdan Cem Karaca'ya eşlik ediyordu. Muhteşem bir andı. Aynı sahne selamlaması ile en son 14 Ocak 2004 de karşılaştım. Ölümünden 25 gün önce. O'nu her dinleyişimde kalbim pırpır ederdi. O gün de o anlardan biriydi. Ankara'daki son konserinde gökyüzünü göstererek "Barış oralardan bir yerden bizi seyrediyor, hepimiz ona el sallıyoruz" diyerek tüm izleyicilerine Barış Manço'yu selamlatmıştı. Nereden bilebilirdim 25 gün sonra Barış Manço'nun yanına gideceğini. O dönemde fotoğraf makinam digital değildi, film takılarak fotoğraf çekiyordum. Makinadaki 36 pozluk film bitince tabettiriyorduk. 36 poz bitmediği için fotoğraflar makinadan çıkmadan Cem Karaca'nın ölüm haberini aldık. Bir efsane, bir çınar daha dünyaya veda etmişti. Fotoğraflar ise makinadan 19 Mart 2004 de çıktı ve o artık yaşamıyordu. O gün yüzünü okşayıp, yanağım yanağına değdiğinde, pamuk gibi yumuşacık sakallarını hiç unutamıyorum. Fotoğrafları kızım çekerken "sen çok gençsin kızın olamaz" diyerek çok şaşırmıştı. Ölümünün hemen öncesinde çektiğim videosunu buraya ekleyebilmeyi isterdim fakat analog kameramdaki görüntüsünü digital ortama aktarmak çok zor. Ruhun şaad olsun büyük usta, ölümünün 5.yılında saygı ile anıyoruz, seni hiç unutmayacağız.



(Oğlum İstanbul'a giderken kızıma sarılıp az ağlamadım bu parçada)
Ve son
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Paylaşalım