Logaya tıklayın, üye olun, fırsatlardan faydalanın.
ÖYLE UCUZ Kİ AYRILAMAYACAKSINIZ

30 Aralık 2009 Çarşamba

KESTANELİ FISTIK KROKAN KÜTÜK PASTA

MUTLU YILLAR
Kestane, gürgen, palamut
Altı yaprak, üstü bulut.
Gel sen burda derdi unut.
Orman ne güzel, ne güzel

Ve yeni yıl pastamla bloğuma hoşgeldiniz diyorum. Bugünü miad olarak ilan etmek istiyorum, yaptığım en güzel pasta diyebilirim. Yeni yılınızı kutlamak için fotoğrafları acele çekerek bloğuma yükledim fakat tarifi daha sonra vermek istiyorum. Güzel bir gündü, bu yılbaşı kar göremedik, henüz yağmadı fakat ben kütük pastama kar yağdırdım :)


Bugün 31 Aralık 2009, yılın son günü. Yarına 2010 diyeceğiz. Yarın bugüne dün diyecek, dünde bugün için yarın diyordu. Bir elimizle yarına, diğer elimizle düne yapışmışız. Bir bugün bir yarın derken 2010 yılına geldik. Daha dün gibi 1000 li yılları geride bırakışımız. Milenyum denmişti yeni 2000 li yıllara. Üzerine bir 10 yıl daha geçirdik. Bugün güzel bir gündü, yarına gözümüzü açtığımızda herşeyin çok daha güzel ve mutluluk dolu olması dileğimle... Mutluluk dedim de; mutluluğu nerede arıyoruz düşündük mü hiç? Bir yazı okumuş çok etkilenmiştim. Size de aktarmak istiyorum.
"İnsanoğlu mutluluğu hep hor kullanıyormuş...
Hep şikayetçi hep bıkkınmış...
Birgün melekler mutluluğu saklamaya karar vermişler...
Saklayalım, zor bulsunlar...
Zor buldukları için belki kıymetini bilirler diyerek ,başlamışlar tartışmaya...
Sorun büyükmüş...
Mutluluğu saklamak kolay değilmiş çünkü...
Kimi;'Everest'in tepesine saklayalım' demiş,
kimi 'Atlas Okyanusu'nun dibine'...
Taç Mahal'in kubbesi, Mekke sokakları, İtalyan sofrası...
Bir hastanenin yeni doğan odası, dondurma külahı, şarap şişesi...
Sigara paketi, lale bahçesi...
Pek çok yer düşünmüşler, ama hiçbiri yeterince zor gelmemiş...
Derken meleklerden biri; 'İÇLERİNE' demiş, 'İÇLERİNE SAKLAYALIM...
''Kimsenin aklına gelmez İÇİNE BAKMAK!..
'İşte o gün bugündür mutluluk insanın kendi içinde saklıymış..."

2010 yılında hep içimize bakmamız dileğiyle.
Sevgilerimle...

24 Aralık 2009 Perşembe

LAZANYA

Beni en çok sen sevdin
Beni sen ne çok sevdin
Üzerime titredin
En iyi arkadaşım,
En iyi can yoldaşım,
Sensiz yapamayışım,
Ben en çok seni sevdim
Seni ben ne çok sevdim
Seni ben ne çok sevdim Anne
Seni ben ne çok sevdim...
Sen gelmesen yalnızdım
Sevgisiz kalmıştım
Yalnızlığım görünmesin,
Işıkları söndür Anne...
Can yoldaşım, en iyi arkadaşım, biricik aşkım Annem bizde. Kahvaltılarım yalnız değil, 5 çaylarım onunla ve akşam yemeklerimiz beraber.. Ne çok mutluyum onunla olan zamanlarda. Ve bugün lazanya yaptım Anneme, çok beğendi. Ben Annem için yapıyorum, o tadıyor ve zor ve uzun uğraş gerektiren, tek başıma hiç yeltenmediğim sarmalar, dolmalarda o gelince cesaretleniyorum. Şenleniyor mutfağım, o benim için yapıyor ben tadıyorum, ben onun için yapıyorum o tadıyor. Dün Annemin sayesinde etli yaprak sarma da yaptık beraber. Bir sonraki tarifim Yaprak sarma olacak duyurulur :)) bugün ise ben ona lazanya yaptım.
Canım Anneciğim seni çok seviyorum.

Uzun zaman olmasına ve çok da hevesli olmama rağmen Hollanda'dan aldığım makarna kesme aletini denememiştim. Bugün Annemin sayesinde makinayı deneme fırsatım oldu. Yarın Annem ile dışarıda yemek yiyeceğiz. Çocuklar gibi bekliyorum ki yarın olsun :)

Lazanya Hamuru için:
1 kg. un
4 yumurta
4 yemek kaşığı sıvıyağ
2 tatlı kaşığı tuz
ve
en son yavaş bir şekilde su ilave ederek yoğurma makinasında sert bir hamur hazırlıyoruz.
Hamuru uzun bir rulo yapıp dinlenmeye bırakıyoruz.
İçi için:
2 büyük kuru soğan (ince kıyılmış)
1/2 kg. kıyma
3 diş sarımsak (ince kıyılmış)
havuç (küçük kare doğranmış)
bezelye
2 adet domates (kare doğranmış)
bir fiske tuz
bir fiske zencefil
bir fiske karabiber
bir fiske pul biber
sıralaması ile iç harcımızı kavurarak hazırlıyoruz.
Başamel sos:
un (ölçmeden göz kararı koydum) yağda kavurdum.
1/2 litre civarında süt ilave ederek çırparak pişirdim.
tuz ve karabiber katarak ocağı kapattım ve üzerine 2 avuç hindistan cevizi katarak karıştırdım.















Dinlenmekte olan hamurumuzu biraz rahatsız ederek 12 eşit parçaya kesiyoruz ve makarna kesme makinasının açma aparatı ile lazanyalarımızı açıp yağlanmış tepsimize seriyoruz.
Üzerine başamel sos döküp iç harcımızı da seriyoruz ve tekrar lazanya açarak bir sıra daha yapıyoruz.
Bu şekilde 4 sıra lazanya yaptıktan sonra en üstüne başamel sos sürüp 200 derece turbo fırına veriyoruz.
Bu arada kaşar peyniri rendeleyip, lazanyalarımızın üzeri hafif pembeleştiğinde fırından çıkarıp kaşar rendesini üzerine komple seriyoruz ve tekrar fırına veriyoruz.
Kaşarlarımız eriyince fırından çıkartıyoruz.
Tadina doyamayacağımız lazanyayı afiyetle ham yapıyoruz.
Annem çok beğendi :)

22 Aralık 2009 Salı

UN KURABİYESİ



250 gr margarin (oda sıcaklığında)
5 yemek kaşığı pudra şekeri
1 türk kahvesi fincanı sıvıyağ
4 kaşık mısır nişastası
3,5 su bardağı un
Üzeri için pudra şekeri
Hazırlanışı:
  • Oda sıcaklığındaki margarini ve pudra şekerini HAMUR YOĞURMA ile krema kıvamına gelene kadar karıştırılır.
  • Sırayla sıvıyağı, nişasta ve unu ekleyerek Pürüzsüz kıvama gelene kadar yoğurulur.
  • Hamuru 3 parçaya bölerek, her parça uzun bir rulo yapılır ve verev şeklinde kesip üzerine çatalla çizikler atılır.
  • Önceden ısıtılmış 160 derece fırında üzeri beyaz kalacak şekilde pişirilir.
  • Fırından çıkınca altına üstüne pudra şekeri serpilir.
  • Afiyet olsun.

6 Aralık 2009 Pazar

PATATESLİ YUMURTA

Mutluluk; Sorunsuz bir yaşam değil, onlarla başa çıkabilme yeteneğidir..
Vee... yine de değerlerimizden ödün vermeden, beklentilerimizi indirgemeden; bulduklarımızı yüceltmeye devam edelim...!
Bugün pazar...
Daha uyanmadı çocuklar.
Islık çalıp şarkılar uydurmak kendi kendime,
Fırından taze ekmek alıp
Buğusunu çekmek içime.
Bir bardak çay,
Taze dem kokusu,
Hayatın atardamarlarında dolaşmak,
Ve sana yumurta yapmak :)
GÜNAYDIN BEBEĞİM, GÜNAYDIN DOSTLAR...
Pişirdiklerini yiyecek kimse bulamıyorsan, neye yarar taze ekmek ve demli çayın kokusu...
Evini temizlediğinde kirletecek kimse yoksa, neye yarar keyfe keyif katmak...
Dostların kapını çalmıyorsa, neye yarar lezzete lezzet katar gibi eksik bıraktıkların...
MERHABA DÜNYA
MERHABA DOSTLAR


SAĞLIK OLSUN
Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama !
Yarım saat erkene kurulsun saatin!
Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
Pencereyi aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin..
Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin!
Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin..
Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart
Çek kızarmış ekmek kokusunu içine
Bak güzelim kahvaltının keyfine..
Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin
Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile!
Sonra koş git işine, dünden, önceki günden, hatta daha da eskiden
yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
ohhh şöyle bir hafifle..
Bir güzel kahve ısmarla kendine,
seni mutlu eden sesi duymak için alo de
Hiç işin olmasa da öğle üzeri dışarı çık
Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın,
hatta üşü hava soğuksa
Yürü, yürürken sağa sola bak,
öylesine değil, görerek bak!
Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa.
çocuk görürsen yanağından makas al..
Sonra, şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı,
sen çok darda iken kimler seni ferahlattı,
hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?
Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak,yüzünde güller açtıracak..
Günün güzeldi değil mi?
Akşamın da güzel olsun..
Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
Saklama tabakları, bardakları misafire
Sizden ala misafir mi var bu dünyada!
Ailecek kurulun sofraya,
öyle acele acele değil,vazife yapar gibi hiç değil,
şöyle keyfe keyif katar gibi,
lezzete lezzet katar gibi, eksik bıraktıklarını
tamamlar gibi tadına var akşamının..
Gece evinde, dostların olsun
Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun..
arkadaşım, hayat bu daha ne olsun?
Ama en önce ve illaki sağlık olsun!
CAN YÜCEL
















Kahvaltıda kaç kişiyseniz ölçüler ona göre olmalı 2-3-5 patates
Ona görede yumurta sayısı :)
  • Patatesleri küp küp doğruyoruz.
  • Az bir yağ ile teflon tavaya alıp soteliyoruz.
  • Üzerine yumurtaları kırıp, tuz ilave edip şöyle bir karıştırıyoruz.
  • Pişmek üzereyken üzerine çok ince kıyılmış maydanoz ve pul biber gezdiriyoruz.
Peki şikayet niye Mutlu olmak varken.
Evini bir parti sonrası temizlemek için saatlerce uğraşıyorsan.......Bir çok arkadaşın var demektir
Faturalarını ödeyebiliyorsan.................................................................................Bir işin var demektir.
Pantolonun biraz sıkıyorsa.............................................................................Aç kalmıyorsun demektir
Gölgen seni izliyorsa ......................................................................Güneş ışığını görüyorsun demektir.
Otobüsten indiğin yerden işyerine yolu uzun buluyorsan......................Yürüyebiliyorsun demektir
Hükümet hakkında eleştiri yapabiliyorsan.................................Konuşma özgürlüğün var demektir
Yanındaki adamın sesinden rahatsız oluyorsan ..............................................Duyuyorsun demektir.
Camları silmen , çatıyı onarman gerekiyorsa .....................................Bir evde yaşıyorsun demektir.
Doğalgaz faturan yüklü geliyorsa ........................................................................Isınıyorsun demektir.
Yığınla yıkanacak ve ütülenecek çamaşırların varsa ........................Yığınla giyeceğin var demektir.
Çalar saatin sabahın köründe çalıyorsa................................................................Yaşıyorsun demektir.
Akşamları kendini yorgun hissediyor ve bacakların ağrıyorsa ....O gün üretici olmuşsun demektir
Ve tüm bunların farkına varabiliyorsan....
MUTLUSUN DEMEKTİR
Bugün pazar, ıslık çalıp şarkılar uydurarak kendi kendime... Hayatın atardamarlarında dolaşırken, uykudan kalkıp mahmur mahmur belirdiğinde mutfak kapısında..
Günaydın annecim, günaydın arkadaşım...
Yüzlerdeki o tebessüm ömre bedel.
GÜNAYDIN BEBEĞİM, GÜNAYDIN DOSTLAR

4 Aralık 2009 Cuma

KABAK TATLISI

İşte bu diyorum.. Rengiyle tadıyla bir şahaser

1.250 gr. tatlı kabak
2 su bardağı şeker
Fındık, fıstık















Hazırlanışı:
  • Kabaklar soyulur dilimlenir. Ben hazır dilimlenmiş aldım.
  • Yıkanarak kaynatacağımız tencereye alınarak üzerine şekeri serpilir. 3 saat kadar bekletilir.
  • Beklerken şekerli kabaklar sulanacaktır. Sulanmış kabaklar kendi suyu ile acağa alınarak kaynamaya bırakılır.
  • Kaynamaya başladıktan sonra ocak kısılarak, kısık ateşte pişirilir.
  • Daha fazla sulanmadan pişmesi için ben kapağını kapatmadım. Pişme sırasında kendi suyunu çekmesi gerekir.
  • Piştiği sırada bir miktar suyu kalmış olsa dahi servis sırasında şerbeti iptal edilebilir.
  • Genelde ceviz ile servis yapıyorlar fakat ben fındık ve fıstık ile servis yaptım.
  • Afiyet oldu :))

TAZE KIŞ SEBZELERİ ÇORBASI

Bir vitamin deposu. Bu tarz yiyecekler yaptığımda mutfağımın hakkını tam olarak verdiğimi düşünüyor ve büyük keyif duyuyorum. Haydi buyrun çorbaya...
2-3 çiçek brokoli
2-3 çiçek karnıbahar
2 havuç
bir tutam ıspanak
bir tutam kıyılmış beyaz lahana
bir tutam kereviz sapı
1 orta boy patates
4-5 adet brüksel lahanası
1 kutu krema
Tuz
Sızma Zeytinyağı
birer tutam nane ve pul biber
Hazırlanışı:
  • Tüm sebzeler ayıklanıp yıkanıp büyük parçalar halinde haşlanmaya bırakılır.
  • Haşlanmış sebzeler el blendere ile püre haline getirilir.
  • Kaynamaya devam ederken bir kutu krema ve tuz ilave edilir.
  • Ayrı bir tavada yağ ile nane ve pul biber hazırlanır.
  • Servis sırasında pulbiber karışımı servis tabaklarının üzerine gezdirilir.
  • Afiyet olsun, yarasın :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Paylaşalım