Logaya tıklayın, üye olun, fırsatlardan faydalanın.
ÖYLE UCUZ Kİ AYRILAMAYACAKSINIZ

26 Şubat 2010 Cuma

İŞTE BÖYLE BİRŞEY!...

Mutluluk,
sadece kendi çizdiğimiz resimler
ve
uzaklıklar kadar yakındır!

Kızımın Objektifinden (Fotoğraf, fotoğraf sanatcısı tarafından imzalıdır, hiç bir yerde kullanılamaz)
Bugün; bütün ağaçlar yüreğimdeydi.
Bütün çiçekler gözlerimde.
Güneş, ışıklarını dudaklarıma kondurmuştu.
Neydi kanımı kaynatan bu güzelliğin adı?
Mutluluk muydu?
"Sen mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin?
"Evet... Adım İNSAN... Ya, tabii ki, çizerim!
Az önce;
ağaç oldum,
çiçek oldum,
güneş oldum,
deniz oldum,
martı oldum,
ölümsüzleştim...
Nedret Türer
İçimden böyle geldi; yemeye biraz ara vereyim dedim. Bugün yüreğim doldu doldu taştı, okyanusa karıştı.
Ay yüksekte- Geçiyorum içinden Aya bakanlar için Buson
Bazı geceler Bulutlar durup bekler Aya bakanlar için Bashô
Fotoğraf Asiye'nin Objektifi / Kuzay Atlantik
Öyle yapayalnız,
öyle hüzünlü görünüyor ki
Uzanıp dokunmak istiyorsun usulca,
Bir parça olsun mutluluk vermek…
Oysa öylesine büyülü ki bu manzara
Öylece kalakalıyorsun…
Mektup 6
Okyanuslar üstüne bir çift sözüm var sana:
Kıyısından seyredilen okyanus farksızdır
Marmara açıklarından.
Yani demek istediğim:
Okyanuslar büyük sevdalar gibidir Tulyakova
seyredilmeğe gelmez,
Okyanus yaşanılır.
Nazım Hikmet


Fotoğraf Asiye'nin Objektifi / Kuzay Atlantik


Ve vâkur bir damla olmak
Dalga için.
Katılmak okyanusa aşk için, isyan için!...
Silinir kumda ayak izlerin..


“yo, sen benim gibi değilsin, ey deli; çünkü sen hala kumda bıraktığın ayak izlerinin ne kadar büyük olduğunu görmek için arkana bakarsın.”Halil Cibran - “Deli” Kitabından…

Fotoğraf Asiye'nin Objektifi / Kuzay Atlantik


Yüreğimi okyanusa benzetirdim, bu yüzdendir okyanusu görmek istemem. Okyanus sonsuzluğa doğru uzanıyordu, ben okyanusa doğru. Kumdaki ayak izleri bazen okyanus boyu yürürken, bazen de okyanusa doğru yürüyordu. Benim ayak izlerim ise okyanusa doğru. Okyanusa varmak, okyanusa dokunmak. Okyanus kadar dingin... Okyanus kadar hareketli... Okyanus kadar derin... Okyanus kadar hüzünlü... Okyanus kadar yalnız... Okyanus kadar kalabalık... Okyanus kadar özgür... Okyanus kadar huzurlu... Okyanus kadar hırçın... Okyanus kadar sakin... Okyanus kadar hayat veren... Okyanus kadar kendine kalan... Okyanus kadar giz... Okyanus kadar sessiz... Okyanus kadar gürültülü... Okyanus kadar saklayan... Okyanus kadar kendim olan... Kumdaki ayak izleri ise savaş meydanı gibi birbirine karışırken, o orada, tek bir noktada öylece duruyordu. Belli ki sensiz gitmek istemiyordu...


Fotoğraf Asiye'nin Objektifi / Hollanda-Wassenaar
Ve o sessiz kaldığında, kalbiniz onun kalbini dinlemek için sessizleşir!...

yıldızlar kayıyor ve bir çocuk gökyüzünü boyuyor gözleriyle
Smiljka Gagic
Yusufçukların dansı- Baştan bir dünya, Batan güneşe karşı Kigiku
kimse kalmadı davulculardan başka
İyi geceler :)))

17 Şubat 2010 Çarşamba

KESTANE PÜRE

Pastalarda yada kahvaltı masalarımızda kullanabileceğimiz harika bir lezzet. Ben kestane püresini yılbaşı pastasında kullanmak üzere hazırlamıştım. Biraz meşekkatli bir iş fakat sonrasında elimizin altında sürekli kullanılabilecek bir malzeme oluyor. Pastada kullandım ve bir çok da arttı. Artan kısmı buzdolabının alt kısmında bile saklayabiliyoruz. Oğlum tarafından çok beğenildi ve ilk günler kaşık kaşık yenildi fakat halâ bitmedi. 1,5 aydır kasede ilk günki tazeliğinde durabiliyor.Gelelim tarife:
Benim kullandığım ölçüleri orantılı olarak azaltıp çoğaltabilirsiniz.
1,200 gr. kestaneden 1 kg.kestane püre çıktı.
Malzemeler:
1,200 gr kestane
Kızartmak için bir miktar ayçiçek yağı
350 gr. toz şeker (kabuğu çıkarılmış 250 gr. kestane için 125 gr. şeker hesabıyla oran azaltılıp çoğaltılabilir)
250 ml. su (350 gr. şeker için 250 ml. su hesabıyla oran azaltılıp çoğaltılabilir)
Hazırlanışı:
  • Kestaneleri yağda kızartacağımız için öncelikle iyice yıkayıp kurutulmalıdır.
  • Kabuklarına boylamasına tam daire derin bir şekilde çizik atıyoruz. (İç kısmına değecek derinlikte olmalı)
  • Bir tavada ayçiçek yağı kızdırılarak çizilmiş kestaneleri kızartıyoruz. (kabuğunun kolay soyulması için bu çok iyi bir yöntemdir. Kestaneler kızartılırken kabukları açılıp pamuklu bölümler ile birlikte ayrışıyor)
  • Kızarırken kabukları açılan kestaneler kolayca soyuluyor ve soyma işlemi bittiğinde 1,200 gr. kestaneden 715 gr. iç kestane kaldı.
  • Kestaneleri blender ile iyice ezilene kadar çekiyoruz.
  • Tarife 715 gr. kestane üzerinden devam edeceğim.













  • 250 gr.kestane için 125 gr. şeker hesabıyla 715 gr. kestane için 350 gr. şekeri teflon tencereye alıp karamelize ediyoruz.
  • Kullandığımız 350 gr. şeker için 250 ml. suyu hazırlıyoruz.
  • Karamelize ettiğimiz şeker istediğimiz rengi aldığında suyu üzerine ilave ediyoruz.
  • Bu aşamada şeker parça parça sertleşecektir sakın endişelenmeyin. İlave ettiğimiz suyu şeker eriyene kadar karıştırarak kaynatıyoruz.
  • Şekerimiz eridiğinde ezilmiş kestaneleri üzerine ilave ediyoruz ve suyunu çekenceye kadar kaynatıyoruz.
  • Ben pürüzsüz bir kıvamda olması için hafif ılınınca tekrar blenderdan çektim ve soğuduktan sonra saklama kabına kaldırdım.
  • 1 kg. püre elde ettim. 1-2 ay için buzdolabın alt kısmında saklanabilir, daha uzun süre saklanacaksa deepfereze ye kaldırılabilir. Afiyet olsun.

2 Şubat 2010 Salı

PEYNİR TABAĞINDA FARECİKLER

Oğlum ve Kızım küçükken, özellikle tatil günlerinde kahvaltılarda bu tarz minik objeler hazırlardım. Güle oynaya kahvaltımızı yapardık. Yıllar geçti büyüdüler herkes işinde, okulunda şimdi.. Biri gelse diğeri olmuyor. Hepimizin aynı anda bir araya gelmesi güç oluyor şimdi. Pazar kahvaltılarını özledim, su gibiymiş sizi sevmek, ekmek gibi.. Pazar kahvaltılarını siz olmadan yapmak.. Uzun kış gecelerinde birlikte oturup film izleyememek.. Okuduğum kitapları ilk sizinle tartışamamak.. Kızımın okulu kapandı geldi, fakat oğlum önümüzdeki hafta sonu şehir dışına gidecek. Ancak bir hafta hepimiz birlikte olabildik ve ben çocuk yüzlerindeki sevinci tekrar görmek için midir nedir peynir tabağına yumurtadan farecikler yaptım. Onlar çocuk değildi artık ama galiba benim içimdeki çocuk yaramazlık yapmak istiyordu :)

Yumurtayı lop pişirip ortadan ikiye kestim. Bir yumurtadan 2 adet fare yapılıyor. Kırmızı turp ile kulaklarını ve kuyruğunu yaptım. Karanfilden gözlerini, zeytinden ise ağzını yaptım.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Paylaşalım